Rüya:
Akrabalarla birlikte bir evdeydik. Sonra başka bir eve bir şey vermeye gitmiştim, bilmiyorum belki bir şey söylemeye gitmiştim. Oraya vardığımda büyük, ürkütücü yaratıklar vardı ve beni öldürmek istiyorlardı. Korkup evin direğine tırmanmaya başladım ama aşağıda başka bir vampir vardı. Korkuyordum ama o beni tutup aşağı çekti. Onun yanında yaratıklar bana bir şey yapamıyordu, sanki ondan korkuyorlardı. Ailem bana söylediklerini hatırlıyordum ve bir yandan ondan da korkuyordum çünkü cüsseliydi, sporcu gibiydi.
Aşağı çekilirken korkuyordum ve içimden birine seslendim, sanki daha önce tanışmıştım gibi hatırlıyorum. O an gözümde parlayan bir kız geldi. Çok güzeldi, bana ablalık ediyor ve beni koruyordu. Sonra beni aldı ve yavaş yavaş yaratıkların bölgesinden uzaklaşmaya başladık ama vampir beni izliyordu. Kumluk bir yerdi, yürümekte zorluk çekiyordum ve yere düşüyordum.
Daha sonra yine gözümü açtığımda bir evdeydim ve büyük bir yaratık beni öldürmeye çalışıyordu, ama sanki beni serbest bırakmıştı. Kendimi dışarı attım ve yuvarlanarak kapının önüne düştüm. Yine vampir oradaydı, bana bakıyordu, sanki onun evi gibiydi. Bu olay birkaç kez tekrar etti.
Vampir bana üstünde pişmiş bir ahtapot olan pizza verdi. Ben bunu eve götürdüm ama yemedim, ailem almak istedi, ben yemedim. Onun yanında yaratıklar bana saldırmıyordu, sanki o izin vermiyordu.
Vampir bana dokunduğunda, direğin üstüne tırmanmıştım ve beni tutup yanına çekmeye çalışıyordu.
Gecenin bir kısmında büyük bir ağacın altında parlayan bir ablayla tanıştım. Orada konuşuyorduk ve bana “Ne zaman başın sıkışırsa beni çağır,” dedi.
Rüya boyunca olaylar birkaç kez tekrar etti. Büyük yaratıklar ve vampir sürekli vardı, korkuyordum ama bir yandan da güvenliğim hissi vardı. Vampir hem korkutucuydu hem koruyordu, abla ise beni koruyan ve rehberlik eden biriydi.
Cinsiyet: Kadın
Rumuz: Le***
Doğum Tarihi: 2009-01-15
Yorum:
Ne kadar da katmanlı ve derin anlamlar barındıran bir rüya bu… Zihnin, en kuytu köşelerinde saklanan duyguları, korkuları ve umutları nasıl da bir araya getirip böylesine canlı bir senaryo ile gözler önüne serdiğini görmek gerçekten etkileyici. Rüyanız, sanki hayatınızın önemli bir kavşağında durduğunuzu, tanıdık ve güvenli olanla (akrabalarla dolu o ilk ev), bilinmezliklerle dolu yeni bir alana (yaratıkların ve vampirin olduğu ev) doğru bir geçiş yaşadığınızı fısıldıyor. Bu yeni alana bir şey vermek ya da bir şey söylemek için gidilmesi, bu geçişin sizin tarafınızdan başlatılan, belki de bir iletişim kurma, kendinizi ifade etme ya da bir sorumluluk alma niyetiyle şekillenen bir yolculuk olduğunu düşündürüyor. Ancak bu yeni dünya, başlangıçta hiç de misafirperver görünmüyor. Karşılaşılan o büyük ve ürkütücü yaratıklar, yeni bir döneme girerken karşılaşılan zorlukları, endişeleri ve belki de ergenliğin getirdiği içsel ya da dışsal baskıları simgeliyor olabilir. Bunlar, üstesinden gelinmesi gereken, ilk bakışta “beni öldürmek isteyen” kadar tehditkar görünen engellerdir. Bu tehdit karşısında bir direğe tırmanma çabası ise, bu zorluklardan kaçma, onlardan daha yükseğe çıkarak soyutlanma ve güvende olma arzusunun çok doğal bir yansımasıdır. Ancak rüya, kaçışın bir çözüm olmadığını, asıl meselenin o zeminde, o zorlukların ortasında yaşandığını gösteriyor. İşte tam bu noktada, o cüsseli ve sporcu görünümlü vampir figürü sahneye çıkıyor. Sizi aşağıya çekmesi ilk anda korkutucu gelse de, bu hareketin aslında sizi tehlikeden kaçırmak yerine, tehlikeyle başa çıkabileceğiniz farklı bir koruma alanına dahil etmek olduğu anlaşılıyor. Onun varlığı, diğer yaratıkları etkisiz kılıyor; bu da bazen hayatta bizi korkutan güçlü bir dinamiğin veya kişiliğimizin gelişmekte olan bir yönünün, aslında bizi daha küçük ve başa çıkılmaz görünen diğer endişelerden koruyan bir kalkan görevi görebileceğini anlatır. Ailenizin onun hakkındaki söylediklerinin hatırlanması, bu yeni ve güçlü enerjinin, köklerinizden ve alıştığınız değerlerden ne kadar farklı ve belki de “tehlikeli” olarak algılandığını, bu yüzden de bir içsel çatışma yaşandığını gösteriyor.



