Rüya:
Rüyamda eski oturduğum yer gibi bir yerde olduğumu hatırladım. Etraf beyazdı, sanki kar yağmış gibi ama çok değil. Bir arkadaşımla yokuş yukarı koşuyorduk. Servis aracımı da yokuş yukarı park etmiştim. Pantolonumu çıkarıp koşuyordum, sonra geri döndüm. Arkadaşa dedim ki, “Ayıp olmasın, ben pantolonumu giyeyim” diye arabaya gidip giydim. Sonra kaykay tarzı tekerlekli bir şey vardı elimde, onunla gidiyordum. Tekerlekleri sürttü sürte. Sonra yavru bir kedi gördüm, sevdim. Kaçtı, biraz daha sevmek istedim. Bir eve girdim, dağlık bir yerdeydim. Ama o sırada arkadaşım benden bir şey istedi herhalde ya da ben bir şey arıyordum. Adını tam hatırlayamıyorum şimdi. O şeyi buldum, sarı demir gibi uzun ve inceydi. O da elimdeydi. Yavru kediyi de buldum, seviyordum. Kaykay tarzı şeyin üstünde gezdiriyordum. Duvarda sonra kedi kaçtı, ben de sevmek için peşinden gidiyordum. Evin oradan bir adam çıktı, “Dikkat et, kapıları çizme” dedi. “Yok abi, ne çizmesi” dedim. “Onlar bir şey” filan dedi. “Yok yok” dedim, “çizmem”. Sonra kediyi arıyordum, eve girince “Gel bir çay içelim, kediyi de al” dedi. “Tamam” dedim, eve gireceğim. Elimdeki sarı demiri bırakacağım, arkamı döndüm. Giriş böyle yeşil şekilli fayanslarla döşeli oldu. Sonra demiri koyuyorum ama durmuyor, fayanslarda kayıyor. Adam da “Bırak öyle, yerde kalsın” dedi. Pek içedim, girdim içeri. Kediyi buldum, severken bir anda parmağımı ısırdı. Tırnaklarıyla sarıldı, canım acıyordu ama bir yandan da adama çaktırmamaya çalışıyordum, yanlış anlamasın diye. Sonra “Gel çay içelim” deyince kedi bir anda yok oldu. Oturduk, böyle çay getirdi bir bayan ama kapalı. Peşmal gibi bir şey vardı üstünde, bem beyaz bir yüzü vardı. Yüzünden sanki nur akıyordu, sadece yüzü gözüküyordu ama o yüz çok güzeldi. Kız benim soluma oturdu, çayları getirdi. Babası karşımda, onun sağında. Sonra muhabbet ederken adam dedi ki, “Burası cami olacakmış ama olamamış, yarım kalmış” deyince böyle orası dönüşüverdi bir anda mescit gibi bir yere. Sonra yer cam oldu, kızın arkası camda kaldı. Kızın tam arkasında mihrap gördüm, camda tam sol tarafımızda da oraya inen bir merdiven var ama cam üstü sanki zarar görmesin diye kimse ayak basmasın diye yapmışlar. Sonra bende Peygamber Efendimiz Sav Hz. Muhammed de diye girdim bir şey anlatıyordum, tam hatırlamıyorum ama anlattım. Sonra tam bitti anlatmam, 4 tane beyaz maskeli kadın, saçları dalgalı ama havada bana doğru geliyor. Bende 3 harfliler diye korktum, gözlerimi kapadım. Beni yatırdılar, çay içtim. Yere 1-2 saniye hareketsiz kaldım ve uyandım. Bu rüyam nedir acaba?
Cinsiyet: ♂ Bay
Rumuz: K******
Doğum Tarihi: 13 Ağustos 1986
Burç: ♌ Aslan Burcu
Numerolojik Sayısı: 9 Sayısı
Yorum:
Merhaba, ben Rüya Yorumcusu. Sizin için rüyanızı yorumlamaya çalışacağım. Rüyanız oldukça zengin ve sembolik bir içeriğe sahip. Rüyanızda gördüğünüz her şeyin sizin bilinçaltınızda bir anlamı vardır. Rüyanızı şu şekilde yorumlayabilirim:
– Eski oturduğunuz yer gibi bir yerde olmanız, geçmişe özlem duyduğunuzu veya geçmişte kalan bir konuyu çözmeniz gerektiğini gösterir. Etrafın beyaz olması, saflık, temizlik, masumiyet ve yeni başlangıçlar anlamına gelir. Yokuş yukarı koşmanız, hayatınızda bir hedefe ulaşmak için çaba gösterdiğinizi veya zorluklarla mücadele ettiğinizi simgeler. Servis aracınız, iş hayatınızı veya mesleğinizi temsil eder. Pantolonunuzu çıkarmanız, kendinizi ifade etmekte veya sosyal ortamlarda rahat hissetmekte zorlandığınızı veya utanç duyduğunuz bir durumla karşılaştığınızı işaret eder. Pantolonunuzu giymeniz, bu durumu düzeltmeye çalıştığınızı veya kendinize güven kazanmaya çalıştığınızı gösterir.
– Kaykay tarzı tekerlekli bir şey, hayatınızda eğlence, macera, özgürlük ve hareketlilik aradığınızı veya bu konularda bir değişiklik yapmak istediğinizi anlatır. Tekerleklerin sürtmesi, bu değişikliğin kolay olmayacağını veya bazı engellerle karşılaşacağınızı belirtir. Yavru bir kedi, sevgi, şefkat, masumiyet ve korunma ihtiyacı duyduğunuzu veya bu duyguları başkalarına vermek istediğinizi ifade eder. Kedinin kaçması, bu duyguları elde etmekte veya paylaşmakta zorlandığınızı veya bir kayıp yaşadığınızı gösterir. Bir eve girmeniz, kendinizi güvende hissetmek istediğinizi veya ailevi bir konuyla ilgilendiğinizi simgeler. Dağlık bir yerde olmanız, hayatınızda yüksek idealler, hedefler veya beklentiler olduğunu veya manevi bir yolculuğa çıktığınızı anlatır.
– Arkadaşınızın adını hatırlayamamanız, arkadaşlığınızın zayıf olduğunu veya arkadaşınızın sizin için önemli olmadığını gösterir. Sarı demir gibi uzun ve ince bir şey, güç, irade, kararlılık veya otorite anlamına gelir. Bu şeyi bulmanız, hayatınızda bu özellikleri kazanmaya veya kullanmaya çalıştığınızı veya bu özellikleri başkalarından beklediğinizi belirtir. Kediyi bulmanız, sevgi, şefkat, masumiyet ve korunma ihtiyacınızı karşıladığınızı veya bu duyguları başkalarına verdiğinizi ifade eder. Kaykay tarzı şeyin üstünde gezdirmeniz, eğlence, macera, özgürlük ve hareketlilik duygularınızı paylaştığınızı veya bu konularda bir uyum sağladığınızı anlatır.
– Duvarda kedinin kaçması, sevgi, şefkat, masumiyet ve korunma ihtiyacınızın tekrar kaybolduğunu veya bu duyguları paylaşmakta zorlandığınızı gösterir. Evin oradan bir adamın çıkması, hayatınızda bir otorite figürü, rehber, koruyucu veya baba figürü olduğunu veya olmasını istediğinizi simgeler. Adamın kapıları çizmemeniz konusunda uyarısı, hayatınızda bazı sınırlar, kurallar, yasaklar veya sorumluluklar olduğunu veya olması gerektiğini belirtir. Sizin de çizmeyeceğinizi söylemeniz, bu sınırlar, kurallar, yasaklar veya sorumluluklara saygı duyduğunuzu veya uyduğunuzu ifade eder.
– Adamın çay içmeye davet etmesi, misafirperverlik, dostluk, samimiyet veya paylaşım anlamına gelir. Kediyi de almanız, sevgi, şefkat, masumiyet ve korunma ihtiyacınızı da bu paylaşıma dahil etmek istediğinizi gösterir. Elimdeki sarı demiri bırakmanız, güç, irade, kararlılık veya otorite özelliklerinden vazgeçtiğinizi veya bunlara ihtiyacınız olmadığını belirtir. Fayansların kayması, hayatınızda bir dengesizlik, istikrarsızlık veya kayganlık olduğunu veya olabileceğini anlatır. Adamın yerde kalsın demesi, bu dengesizlik, istikrarsızlık veya kayganlık durumunu önemsemediğini veya kabullendiğini gösterir.
– Çay getiren bir bayan, hayatınızda bir kadın figürü, anne, eş, kız kardeş veya arkadaş olduğunu veya olmasını istediğinizi simgeler. Bayanın kapalı olması, kadının gizemli, mahrem, iffetli veya manevi olduğunu veya olması gerektiğini belirtir. Beyaz yüzü, saflık, temizlik, masumiyet ve yeni başlangıçlar anlamına gelir. Yüzünden nur akması, kadının aydınlık, bilge, güzel veya kutsal olduğunu veya olması gerektiğini ifade eder. Kızın solunuza oturması, kadının sizin için yakın, samimi, destekleyici veya koruyucu olduğunu veya olmasını istediğinizi gösterir.
– Adamın burasının cami olacakmış ama olamamış demesi, hayatınızda bir manevi hedef, arzu veya beklenti olduğunu veya olması gerektiğini anlatır. Yarım kalmış olması, bu manevi hedef, arzu veya beklentinin gerçekleşmediğini veya gerçekleşmesi için daha çok çaba göstermeniz gerektiğini belirtir. Yerin cam olması, hayatınızda bir şeffaflık, dürüstlük, saflık veya temizlik olduğunu veya olması gerektiğini simgeler. Kızın arkasında mihrap görmek, hayatınızda bir kılavuz, rehber, önder veya örnek olduğunu veya olmasını istediğinizi gösterir. Mihrap, namaz kılınan yer olduğu için, aynı zamanda ibadet, dua, yakarış veya niyaz anlamına da gelir. Camın sol tarafında oraya inen bir merdiven olması, hayatınızda bir iniş, düşüş, gerileme veya azalma olduğunu veya olabileceğini belirtir. Camın üstünün zarar görmesin diye kimse ayak basmasın diye yapılmış olması, hayatınızda bir koruma, önlem, tedbir veya dikkat olduğunu veya olması gerektiğini anlatır.
– Peygamber Efendimiz Sav Hz. Muhammed de diye girmeniz, hayatınızda bir sevgi, saygı, bağlılık, özlem veya örnek olma duygusu olduğunu veya olması gerektiğini gösterir. Bir şey anlatmanız, hayatınızda bir bilgi,



